İngilizce “Paying for things”

39 kelime · 4 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Paying with cash

How would you like to pay?
Nasıl ödemek istersiniz?
I'll pay with cash.
Nakit ödeyeceğim.
Cash is fine. The total is twenty dollars.
Nakit olur. Toplam yirmi dolar.
Here's twenty in cash.
Buyurun, nakit olarak yirmi.
Out of twenty. Need any change?
Yirmiden alıyorum. Para üstü ister misiniz?
No, keep the change.
Hayır, para üstü kalsın.
Want a receipt?
Fiş ister misiniz?
Yes, please. I always keep the receipt.
Evet, lütfen. Fişi her zaman saklarım.
Here's your receipt.
Buyurun, fişiniz.
Thanks. It's easier to pay in cash sometimes.
Teşekkürler. Bazen nakit ödemek daha kolay oluyor.
Cash makes life simple.
Nakit hayatı kolaylaştırır.
Yeah, no card to pull out of my wallet.
Aynen, cüzdanımdan kart çıkarmak yok.

Paying by card

Cash or card?
Nakit mi, kart mı?
Card, please. It's right here in my wallet.
Kartla, lütfen. Tam burada, cüzdanımda.
Tap your card here.
Kartınızı buraya okutun.
Done. Did the card go through?
Tamam. Kart geçti mi?
Yes, the card worked.
Evet, kart çalıştı.
Great. It's the easy way to pay.
Harika. Ödeme yapmanın kolay yolu bu.
I like paying by card. No cash needed.
Kartla ödemeyi seviyorum. Nakit gerekmiyor.
Same. Card is faster.
Ben de. Kart daha hızlı.
Want a receipt with that card payment?
Bu kart ödemesi için fiş ister misiniz?
Yes, the receipt please.
Evet, fiş lütfen.
Did your card save in our system?
Kartınız sistemimize kaydedildi mi?
Yes, it will be easier the next time I pay.
Evet, bir dahaki sefere ödeme yapmam daha kolay olacak.

Getting change and receipt

Here's fifty dollars to pay my twenty dollar tab.
Yirmi dolarlık hesabımı ödemek için işte elli dolar.
Okay, your change is thirty.
Tamam, para üstünüz otuz.
Please give me the receipt with the change.
Lütfen fişi para üstüyle birlikte verin.
Receipt and change coming up.
Fişiniz ve para üstünüz geliyor.
Thanks. I always check the change.
Teşekkürler. Para üstünü her zaman kontrol ederim.
Smart. Sometimes change is wrong.
Akıllıca. Bazen para üstü yanlış olabiliyor.
Receipt, please.
Fiş, lütfen.
Here. Receipt and exact change.
Buyurun. Fişiniz ve tam para üstünüz.
Wait, this isn't the correct change.
Bir dakika, bu doğru para üstü değil.
Sorry, let me fix it.
Özür dilerim, düzelteyim.
Better. Now the change is correct.
Daha iyi. Şimdi para üstü doğru.
Good. Keep the receipt.
Güzel. Fişi saklayın.

Splitting and tipping

Should we split the bill?
Hesabı bölüşelim mi?
Yes, let's split it.
Evet, hesabı bölüşelim.
Cash or card?
Nakit mi kart mı?
I'll pay cash. You pay with card.
Ben nakit ödeyeceğim. Sen kartla öde.
Are we adding a tip?
Bahşiş ekliyor muyuz?
Yes, twenty percent tip.
Evet, yüzde yirmi bahşiş.
Tip in cash or on the card?
Bahşiş nakit mi, karta mı?
Tip on the card. Cash for the meal.
Bahşiş karttan olsun. Yemek için nakit.
Total is forty. Split is twenty each.
Toplam kırk. Bölüşürsek kişi başı yirmi.
Here's my twenty in cash from my wallet.
İşte benim yirmim, cüzdanımdan nakit.
Card for the rest. Tip already added.
Kalanı kartla. Bahşiş zaten eklendi.
Easy split. Thanks for paying tonight.
Hesabı kolayca bölüştük. Bu akşam hesabı ödediğin için teşekkürler.

“Paying for things” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri