- head baş
My head hurts.
Başım ağrıyor.
- talk konuşmak
It was nice talking with you.
Seninle konuşmak güzeldi.
- young genç
I hope the young readers get it.
Genç okuyucuların bunu anlayacağını umuyorum.
- more daha fazla
It's easy; we just need more light.
Bu kolay; sadece daha fazla ışığa ihtiyacımız var.
- ill hasta
I feel ill.
Kendimi hasta hissediyorum.
- hope umut
I hope everything is okay.
Umarım her şey yolundadır.
- isn't değil
That isn't correct.
Bu doğru değil.
- real gerçek
You look ill, but it's probably nothing real.
Hasta görünüyorsun ama muhtemelen gerçek bir şey yok.
- her onu
Who's that girl over there?
Oradaki kız kim?
- business iş
We need to talk about the business.
İş hakkında konuşmalıyız.
- leave ayrılmak
Can I leave soon?
Yakında ayrılabilir miyim?
- word kelime
Sort out your words well.
Kelimelerinizi iyi düzenleyin.
- find bulmak
We leave when we find a new home.
Yeni bir ev bulduğumuzda ayrılıyoruz.
- door kapı
The nurse told me to wait by the door.
Hemşire bana kapının yanında beklememi söyledi.
- told söyledi
The nurse told me to wait by the door.
Hemşire bana kapının yanında beklememi söyledi.
- okay tamam
Alright, then have a good evening.
Tamam, o zaman iyi akşamlar.
- serious ciddi
Isn't it serious?
Bu ciddi değil mi?
- please lütfen
Right. Wait by the door, please.
Tamam. Kapının yanında bekle, lütfen.
- needs ihtiyaç duyar
Sure. The business needs more space.
Tabii ki. İşletmenin daha fazla alana ihtiyacı var.
- look bakmak
It looks like the weather will be nice today.
Bugün hava güzel olacak gibi görünüyor.
- when ne zaman
When will you go to school?
Okula ne zaman gideceksin?
- get almak
The station gets busy quickly.
İstasyon hızla kalabalıklaşıyor.
- probably muhtemelen
You look ill, but it's probably nothing real.
Hasta görünüyorsun ama muhtemelen gerçek bir şey değil.
- nothing hiçbir şey
No problem. We all felt new once.
Sorun değil, hepimiz bir kez yeni hissettik.
- office ofis
Do you work in this office?
Bu ofiste mi çalışıyorsunuz?
- anyone herhangi biri
Well, at least we know someone now.
Peki, en azından şimdi birini tanıyoruz.
- after sonra
I'll come home just after work.
İşten sonra eve geleceğim.
- write yazmak
Okay, I'll write more tonight.
Tamam, bu gece daha fazla yazacağım.
- eight sekiz
Please open the door at eight.
Lütfen kapıyı sekizde açın.