İngilizce “Unit 19”

29 kelime · 6 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Clinic visit

My head hurts.
Başım ağrıyor.
Oh, your head hurts. Let's talk.
Ah, başın ağrıyor. Hadi konuşalım.
I feel ill.
Kendimi kötü hissediyorum.
You look ill, but it's probably nothing real.
Hasta görünüyorsun ama muhtemelen ciddi bir şey değildir.
Can I leave soon?
Yakında çıkabilir miyim?
I hope so. You can leave after one test.
Umarım. Bir testten sonra gidebilirsin.
The nurse told me to wait by the door.
Hemşire kapının yanında beklememi söyledi.
Right. Wait by the door, please.
Tamam. Lütfen kapının yanında bekleyin.

Office move

We need to talk about the business.
İş hakkında konuşmamız gerekiyor.
Sure. The business needs more space.
Tabii. İşin daha fazla alana ihtiyacı var.
The team isnt ready.
Takım hazır değil.
I told them. They will be ready.
Onlara söyledim. Hazır olacaklar.
When do we leave this office?
Bu ofisten ne zaman ayrılıyoruz?
We leave when we find a new home.
Yeni bir yer bulduğumuzda ayrılırız.
Okay, I'll look for more room.
Tamam, daha fazla yer bakacağım.
Good. Tell me what you find.
Güzel. Ne bulduğunu bana söyle.

Writer block

I can't find the right word.
Doğru kelimeyi bulamıyorum.
Take a walk; the words will come.
Biraz yürü; kelimeler kafanda belirecek.
Her editor told her the text feels flat.
Editörü ona metnin yavan olduğunu söyledi.
Her editor is right. Use a real word.
Editörü haklı. Gerçek bir kelime kullan.
I hope the young readers get it.
Umarım genç okuyucular anlar.
Young minds will get it.
Genç beyinler anlayacaktır.
Okay, I'll write more tonight.
Tamam, bu gece daha fazla yazacağım.
Great. Let me know if you find a good word.
Harika. İyi bir kelime bulursan bana haber ver.

Party plan

Her birthday is tonight.
Bu gece onun doğum günü.
Nice. The young crowd will come.
Güzel. Genç tayfa gelecek.
Please open the door at eight.
Lütfen kapıyı saat sekizde aç.
Sure. I hope no one leaves early.
Tabii. Umarım kimse erken gitmez.
We need more music.
Daha fazla müzik lazım.
Got it. I'll find more songs.
Anladım. Daha fazla şarkı bulacağım.
If anyone feels ill, guide them out.
Eğer biri kendini kötü hissederse, onları dışarı çıkar.
I told the guard to help them leave.
Kapıya, onlara çıkmada yardım etmesini söyledim.

Advice friend

Hey, my head feels heavy.
Selam, başım ağrı gibi.
Let's sit and talk.
Oturup konuşalım.
Isn't it serious?
Ciddi değil mi?
It isn't serious. It's not real pain.
Ciddi bir şey değil. Gerçek bir acı değil.
I hope it goes soon.
Umarım yakında geçer.
Drink water and rest. I hope it helps.
Su iç ve dinlen. Umarım iyi gelir.
Thanks, I'll leave now.
Teşekkürler, şimdi çıkıyorum.
Okay. Close the door on your way out.
Tamam. Çıkarken kapıyı kapat.

Book sale

Her book shop needs more help.
Kitapçı dükkanı daha fazla yardıma ihtiyaç duyuyor.
Yes, the business has grown.
Evet, iş büyüdü.
She told me to find a good word for the ad.
Reklam için iyi bir kelime bulmamı söyledi.
Let's find the best word.
En iyi kelimeyi bulalım.
Should we leave one copy at the door?
Kapıya bir tane bırakalım mı?
Good idea. People can grab it.
İyi fikir. İnsanlar alabilir.
Young kids will like it too.
Küçük çocuklar da beğenecek.
True. Real stories reach young minds.
Doğru. Gerçek hikayeler genç zihinlere ulaşır.

“Unit 19” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri