İngilizce “Unit 25”

31 kelime · 6 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Cafe order

Hi, can I place my order?
Merhaba, siparişimi verebilir miyim?
Sure, your order is noted and will be done soon.
Tabii, siparişiniz alındı ve yakında hazır olacak.
I'd like a cold tea.
Bir soğuk çay almak istiyorum.
Cold tea, darling? We can make it cold or warm.
Soğuk çay mı canım? Bunu soğuk veya sıcak yapabiliriz.
Cold please. Maybe a cookie too.
Soğuk olsun lütfen. Belki bir kurabiye de alırım.
Got it. If you want more later, just order again.
Anladım. Daha sonra bir şey daha isterseniz, tekrar sipariş verirsiniz.
Thanks.
Teşekkürler.
No problem, darling. I'll show you when it's done.
Sorun değil canım. Bittiğinde sana gösteririm.

Theater visit

The show was full tonight.
Gösteri bu gece doluydu.
Yes, many people came early.
Evet, birçok insan erken geldi.
We got seats by chance.
Şans eseri yer bulduk.
I haven't seen the hall this full in months.
Salonu aylardır bu kadar dolu görmemiştim.
Will you see it again?
Tekrar izleyecek misin?
Sure, I'll come again next week if tickets are left.
Tabii, bilet kalırsa gelecek hafta tekrar gelirim.
Great, let me know.
Harika, haber ver.
I will show you the schedule when it’s out.
Program açıklanınca sana göstereceğim.

Winter chat

It's so cold today.
Bugün hava çok soğuk.
Yes, cold wind can almost kill the fun.
Evet, soğuk rüzgar neredeyse eğlenceyi kaçırabilir.
Will it snow again?
Tekrar kar yağacak mı?
There's a good chance by tonight.
Bu geceye kadar iyi bir ihtimal var.
I came without a coat.
Paltosuz geldim.
Next time bring one, darling.
Bir dahaki sefere getir, canım.
Sure, I will.
Tabii, yaparım.
Stay warm or you might catch a cold again.
Sıcak kal, yoksa yine üşütebilirsin.

Crime news

Did you hear about the crime in town?
Şehirdeki suçu duydun mu?
Yes, someone tried to kill a man but failed.
Evet, biri bir adamı öldürmeye çalıştı ama başaramadı.
The police came by quickly.
Polis hemen geldi.
They caught him, and no one was hurt.
Onu yakaladılar ve kimse zarar görmedi.
Will he get a full sentence?
Tam ceza alacak mı?
Maybe. The judge will order that soon.
Belki. Hakim yakında karar verecek.
Let me know when it's done.
Tamamlandığında bana haber ver.
Sure. I’ll show you the news again later.
Tabii. Sana haberi sonra tekrar göstereceğim.

Library return

I haven't returned the books yet.
Kitapları henüz geri getirmedim.
No worries, the shelf is already full.
Sorun değil, raf zaten dolu.
Should I bring them by today or tomorrow?
Bugün mü getireyim, yarın mı?
Today or tomorrow is fine. Just don’t forget again.
Bugün ya da yarın olur. Sadece bir daha unutma.
Okay, I'll come by at five.
Tamam, saat beşte uğrarım.
Great. Your card is still active, darling.
Harika. Kartın hâlâ aktif, canım.
Thanks. See you soon.
Teşekkürler. Görüşürüz.
See you. I'll mark the return as done when you arrive.
Görüşürüz. Sen gelince iadeyi yapılmış olarak işaretleyeceğim.

Late order

Darling, our food hasn't come.
Hayatım, yemeğimiz gelmedi.
I placed the order an hour ago; they must be busy.
Siparişi bir saat önce verdim; meşgul olmalılar.
Should we call again or wait?
Tekrar aramalı mıyız yoksa bekleyelim mi?
Let's wait a few more minutes by the door.
Kapının yanında birkaç dakika daha bekleyelim.
It's cold in here.
Burada hava soğuk.
True, but the place is full tonight.
Doğru, ama bu gece mekan dolu.
Here comes the waiter.
Garson geliyor.
Great, looks like our meals are done.
Harika, yemeklerimiz hazır görünüyor.

“Unit 25” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri