İngilizce “Unit 45”

23 kelime · 6 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Meeting school

Have you met the new teacher at school?
Okuldaki yeni öğretmenle tanıştın mı?
Not myself, but I will soon.
Ben değil, ama yakında tanışacağım.
Which class does he teach?
Hangi dersi veriyor?
Interesting, I think it's history.
İlginç, sanırım tarih.
Hope he's not awful.
Umarım berbat biri değildir.
Can't witness that again.
Bunu tekrar yaşayamam.
I'm hoping for a good class.
İyi bir ders olmasını umuyorum.
Me too, it's our duty to learn.
Ben de, öğrenmek bizim görevimiz.

Boat trip

Can you pick a boat for our trip?
Gezimiz için bir tekne seçebilir misin?
I can not decide which one.
Hangisini seçeceğime karar veremiyorum.
That close one looks interesting.
Şu yakındaki ilginç görünüyor.
Awful color, but good size.
Kötü renk, ama iyi boyut.
We ought to pick soon.
Yakında seçmeliyiz.
You're right, it's our duty.
Haklısın, bu bizim görevimiz.
I'm living for this trip.
Bu gezi için yaşıyorum.
Me too. Let's choose now.
Ben de. Şimdi seçelim.

Witness story

Did you witness the event yesterday?
Dün olayı gördün mü?
No, I can not believe I missed it.
Hayır, kaçırdığıma inanamıyorum.
Awful, it was really interesting.
Kötü, ama gerçekten ilginçti.
Which part was the best?
En iyi kısım hangisiydi?
The boat race was close.
Tekne yarışı oldukça çekişmeliydi.
I'll pick better next time.
Bir dahaki sefere daha iyi seçeceğim.
I'm sure you'll see it soon.
Eminim yakında göreceksin.
Thanks, I'll remind myself.
Teşekkürler, kendime hatırlatacağım.

Close school

Do you live close to the school?
Okula yakın mı oturuyorsun?
Yes, I've been living next to it for years.
Evet, yıllardır onun yanında yaşıyorum.
Interesting, which street?
İlginç, hangi sokak?
Close to the boat club.
Tekne kulübüne yakın.
Soon, we can meet there.
Yakında orada buluşabiliriz.
I can not wait, pick a day.
Sabırsızlanıyorum, bir gün seç.
It's our duty to study together.
Birlikte çalışmak bizim görevimiz.
Agreed, it'll be great.
Anlaştık, harika olacak.

Met living

Have you met our new neighbors?
Yeni komşularımızla tanıştın mı?
No, which house are they living in?
Hayır, hangi evde oturuyorlar?
The one close to the boat house.
Tekne evine yakın olan.
Interesting, I'll meet them soon.
İlginç, yakında onlarla tanışacağım.
You can not miss them, they're friendly.
Onları kaçırmazsın, çok sıcakkanlılar.
Awful if I don't pick a time soon.
Zaman seçmezsem kötü olur.
Good, neighbors are important.
İyi, komşular önemlidir.
That's true, I'll go myself tomorrow.
Doğru, yarın kendim gideceğim.

School duty

What's your duty at school today?
Bugün okulda görevin ne?
I can not remember, I'll check soon.
Hatırlayamıyorum, yakında kontrol ederim.
Interesting, I pick duties myself.
İlginç, görevleri kendim seçiyorum.
Which one did you pick?
Hangisini seçtin?
Close the windows after school.
Okuldan sonra pencereleri kapat.
Awful, but important.
Çok kötü, ama önemli.
It's our living space, after all.
Sonuçta burası bizim yaşam alanımız.
You're right, let's do our duty.
Haklısın, görevimizi yapalım.

“Unit 45” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri