İngilizce “Unit 49”

30 kelime · 6 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Worried dad

Dad seems worried about dinner.
Babam akşam yemeği konusunda endişeli görünüyor.
I wonder why, it's not difficult.
Neden acaba, zor değil ki.
Maybe the road was too far?
Belki yol çok uzaktı?
Could be, he's known to worry.
Olabilir, o endişelenmesiyle bilinir.
Guys, let's help him escape the stress.
Arkadaşlar, ona stresi unutturmak için yardım edelim.
Good idea, let's go along and help.
İyi fikir, onunla gidip yardım edelim.
Seems like a good idea.
İyi bir fikir gibi görünüyor.
No enemy here, just helpers.
Burada düşman yok, sadece yardımcılar var.

Road escape

The road ahead seems difficult.
Önümüzdeki yol zor görünüyor.
I wonder if we can escape traffic.
Trafikten kaçabilir miyiz acaba?
Guys, is there a known shortcut?
Arkadaşlar, bilinen bir kestirme yol var mı?
Yes, it's along the far side.
Evet, uzak tarafta.
Dad always warned against that route.
Babam her zaman o yoldan uzak durmamızı söylerdi.
Don't lie, it's not so bad.
Yalan söyleme, o kadar da kötü değil.
Okay, I hope you're right.
Tamam, umarım haklısındır.
Trust me, I'm not the enemy.
Bana güven, ben düşman değilim.

Dinner plans

Dinner plans seem difficult tonight.
Bu akşamki akşam yemeği planları zor görünüyor.
I wonder why it's complicated.
Neden karmaşık olduğunu merak ediyorum.
Dad's known to change plans.
Babamın planları değiştirdiği bilinir.
Are you worried about it?
Bu konuda endişeli misin?
A bit, we planned dinner far away.
Biraz, yemeği uzakta planladık.
Guys, we can adjust along the way.
Arkadaşlar, yol boyunca uyum sağlayabiliriz.
True, no need to lie about it.
Doğru, bunun hakkında yalan söylemeye gerek yok.
Exactly, we'll manage together.
Aynen, birlikte hallederiz.

Enemy known

Have you known your enemy long?
Düşmanını uzun zamandır mı tanıyorsun?
Seems like it, though not personally.
Öyle görünüyor, fakat kişisel olarak tanımıyorum.
Are you worried about that?
Bu konuda endişeli misin?
Not far from it, to be honest.
Doğrusunu söylemek gerekirse, pek uzak değil.
Don't lie, we can face this together.
Yalan söyleme, bununla birlikte yüzleşebiliriz.
Thanks, guys, you're good friends.
Teşekkürler arkadaşlar, siz iyi dostlarsınız.
We'll stand strong against it.
Buna karşı güçlü duracağız.
That's the spirit, no escape needed.
İşte böyle, kaçmaya gerek yok.

Wonder escape

I wonder if we can escape now.
Şimdi kaçabilir miyiz diye merak ediyorum.
Seems difficult, enemy is close.
Zor görünüyor, düşman yakın.
Dad told me a known path.
Baba bana bilinen bir yol söyledi.
How far along the road is it?
Yolun ne kadar ilerisinde?
Not far, don't lie to yourself.
Uzak değil, kendine yalan söyleme.
I'm worried, but trust dad's advice.
Endişeliyim, ama babamın tavsiyesine güveniyorum.
Then let's hurry, guys.
O halde acele edelim, arkadaşlar.
Right, against all odds we'll escape.
Evet, her şeye rağmen kaçacağız.

Along the road

Guys, what's along this road?
Arkadaşlar, bu yol üzerinde ne var?
Far ahead there's a known place.
İleride tanınmış bir yer var.
Seems difficult to reach.
Ulaşılması zor görünüyor.
Don't lie, it's easier than it looks.
Yalan söyleme, göründüğünden daha kolay.
I'm worried we can't escape traffic.
Trafikten kaçamayacağımızdan endişeliyim.
Trust me, dad drives this road often.
Bana güven, babam bu yoldan sık sık geçer.
Great, let's have dinner there.
Harika, hadi orada akşam yemeği yiyelim.
Perfect, no enemy can stop us now.
Harika, artık hiç kimse bizi durduramaz.

“Unit 49” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri