İngilizce “Unit 51”

28 kelime · 6 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Late food

Who's running late with the food?
Yemekle kim gecikiyor?
I'm surprised, it's supposed to be here.
Şaşırdım, burada olması gerekiyordu.
The jury won't vote like this.
Jüri bu şekilde oy kullanmaz.
Each minute feels like hell waiting.
Her dakika beklemek cehennem gibi geliyor.
Pay attention, they're on the floor below.
Dikkat et, alt kattalar.
Great, I'll carry it down fast.
Harika, hemen aşağı indiririm.
Good, we can finally eat.
İyi, nihayet yemek yiyebiliriz.
No more killing time.
Artık daha fazla oyalanmak yok.

Blue floor

The floor is blue, surprised?
Zemin mavi, şaşırdın mı?
Who's idea was this supposed to be?
Bu kimin fikriydi?
Each person had a vote.
Herkesin bir oy hakkı vardı.
Hell, I wasn't paying attention.
Vallahi, dikkat etmiyordum.
It's too late now, carry on.
Artık çok geç, devam et.
I guess we'll get used to it.
Sanırım buna alışırız.
Better than killing time arguing.
Zamanı tartışarak harcamaktan daha iyi.
You're right, let's continue working.
Haklısın, çalışmaya devam edelim.

Jury attention

The jury is paying attention now.
Jüri şimdi dikkat kesildi.
Good, who's speaking next?
Güzel, sırada kim konuşuyor?
Supposed to be you, surprised?
Sıra sende olması gerekiyordu, şaşırdın mı?
Hell yes, but I'll carry on.
Kesinlikle, ama devam edeceğim.
Don't be late, they're ready to vote.
Geç kalma, oylamaya hazırlar.
I'm running to the floor now.
Şu anda kürsüye koşuyorum.
Each moment counts, good luck.
Her an önemli, iyi şanslar.
Thanks, I'll stop killing time.
Teşekkürler, vakit kaybetmeyi bırakacağım.

Food attention

Who's bringing the food today?
Bugün yemeği kim getiriyor?
Each person is supposed to carry something.
Herkesin bir şey getirmesi gerekiyor.
Surprised if everyone remembers.
Herkesin hatırladığını görünce şaşırırım.
Attention is needed, we can't be late.
Dikkat gerek, geç kalamayız.
Hell, running late again?
Cehennem, yine mi geç kalıyoruz?
The jury won't vote for this mess.
Jüri bu karışıklığa oy vermez.
No more killing time, let's organize.
Boşa vakit geçirmek yok artık, haydi organize olalım.
You're right, let's hurry.
Haklısın, hadi acele edelim.

Carry vote

We need each vote, pay attention.
Her oya ihtiyacımız var, dikkat et.
Who's supposed to carry the ballots?
Oy pusulalarını kim taşıyacak?
It's on the blue floor.
Mavi katta.
I'll be running to get them now.
Onları almak için şimdi koşacağım.
It's late, hurry back.
Geç oldu, çabuk geri dön.
Hell, won't be killing any more time.
Cehennem, artık zaman kaybetmeyeceğim.
The jury is waiting, fast.
Jüri bekliyor, acele et.
Almost there, thanks.
Neredeyse geldim, sağ ol.

Late running

Who's running late this time?
Bu sefer kim geç kalıyor?
Surprised? It's supposed to be me.
Şaşırdın mı? Normalde geç kalan ben olmalıydım.
Attention, you must hurry.
Dikkat, acele etmelisin.
Hell, I'll carry everything fast.
Kahretsin, her şeyi hızlıca taşıyacağım.
Don't drop the food on the floor.
Yemeği yere düşürme.
Each step carefully, no worries.
Her adımı dikkatli atıyorum, merak etme.
Good, the jury won't wait long.
İyi, jüri fazla beklemeyecek.
I’m here now, no more killing time.
Artık buradayım, boşuna zaman kaybetmek yok.

“Unit 51” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri