İngilizce “Lost and found”

46 kelime · 4 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Lost phone

I can't find my phone.
Telefonumu bulamıyorum.
When did you lose it?
Onu ne zaman kaybettin?
Maybe in the cafe. I don't want to lose it.
Belki kafede. Onu kaybetmek istemiyorum.
Did you check your bag?
Çantanı kontrol ettin mi?
Yes, I checked the bag. It's not there.
Evet, çantayı kontrol ettim. Orada değil.
Maybe you left it on the table.
Belki onu masanın üstünde bıraktın.
That's possible.
Olabilir.
Want to go back and look?
Geri dönüp bakmak ister misin?
Yes, let's look.
Evet, arayalım.
I'll come look with you.
Seninle gelip bakacağım.
I hope I find it.
Umarım onu bulurum.
We'll find it. Maybe someone turned it in.
Onu bulacağız. Belki biri teslim etmiştir.

At the lost and found

Hi, I think I left my keys here.
Merhaba, sanırım anahtarlarımı burada bıraktım.
This area gets a lot of keys. What do they look like?
Bu alana çok sayıda anahtar geliyor. Neye benziyorlar?
Blue keychain on the keys.
Anahtarların üzerinde mavi bir anahtarlık var.
Let me check the keychain on our list.
Anahtarlığı listemizde kontrol edeyim.
Thanks for checking.
Kontrol ettiğiniz için teşekkürler.
I found them.
Onları buldum.
Really?
Gerçekten mi?
Yes, are these keys yours?
Evet, bu anahtarlar sizin mi?
Those keys are mine.
O anahtarlar benim.
Good. The keychain makes them easy to check.
Güzel. Anahtarlık onları kontrol etmeyi kolaylaştırıyor.
Thank you.
Teşekkür ederim.
You're welcome. Glad we found your keychain.
Rica ederim. Anahtarlığınızı bulduğumuza sevindim.

Finding a wallet

I found this wallet on the floor.
Bu cüzdanı yerde buldum.
Someone must have lost it.
Birisi onu kaybetmiş olmalı.
What should we do?
Ne yapmalıyız?
Take it to the front desk. The owner may look there.
Onu danışmaya götür. Sahibi oraya bakabilir.
Good idea.
İyi fikir.
I hope there's an ID inside.
Umarım içinde bir kimlik vardır.
Should we open it and check the ID?
Cüzdanı açıp kimliği kontrol edelim mi?
No. Turn it in. If there's no ID, that's okay. If there's an ID, even better.
Hayır. Onu teslim et. Kimlik yoksa sorun değil. Kimlik varsa daha da iyi.
Makes sense.
Mantıklı.
Come on—the lobby area is just ahead.
Hadi, lobi alanı hemen ileride.
I hope the owner gets their wallet back.
Umarım sahibi cüzdanını geri alır.
Same here. Maybe the owner is already looking.
Ben de öyle. Belki sahibi çoktan arıyordur.

Lost bag

Is this your bag?
Bu senin çantan mı?
No, not mine. Maybe someone left it.
Hayır, benim değil. Belki biri bırakmıştır.
It was left by the door.
Kapının yanında bırakılmıştı.
This area by the door is busy. Maybe someone forgot their bag.
Kapının yanındaki bu alan kalabalık. Belki biri çantasını unutmuştur.
Should we ask around?
Etrafa soralım mı?
Let's check with those people first.
Önce şu insanlara soralım.
I'll ask the people over there.
Şuradaki insanlara soracağım.
I'll look around this area too.
Ben de bu bölgede etrafa bakacağım.
If nobody claims it we'll turn the bag in.
Kimse sahiplenmezse çantayı teslim ederiz.
Sure, we will turn it in to lost and found.
Tabii, onu kayıp eşya bürosuna teslim edeceğiz.
Hopefully the owner will come back.
Umarım sahibi geri gelir.
Yeah, hopefully they will.
Evet, umarım geri gelir.

“Lost and found” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri