İngilizce “Parks and outdoor activities”

45 kelime · 4 diyalog. Aşağıdaki tüm kelime ve cümleler, tarayıcıda veya uygulamada sesli olarak çalışabileceğiniz ücretsiz dersten alınmıştır.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli

Türkçe anlamlarıyla İngilizce kelimeler

İngilizce örnek diyaloglar

Going for a walk

Want to walk outside?
Dışarıda yürümek ister misin?
Sure, let's go outside.
Tabii, dışarı çıkalım.
It's nice outside today.
Bugün dışarısı güzel.
Yeah, it's a perfect day to be outside.
Evet, dışarıda olmak için mükemmel bir gün.
Do you want to walk to the park?
Parka yürümek ister misin?
The park sounds good.
Park kulağa iyi geliyor.
We can walk around the lake at the park.
Parktaki gölün etrafında yürüyebiliriz.
I'd like that.
Bu hoşuma gider.
Now or later?
Şimdi mi, sonra mı?
Let's go now while it's nice outside.
Dışarısı güzelken şimdi gidelim.
Okay, outside we go.
Tamam, dışarı çıkıyoruz.
Good. The park is close.
Güzel. Park yakın.

At the park

This park is beautiful.
Bu park güzel.
Yes, and it's quiet today.
Evet, ayrıca bugün sakin.
Do you come here often?
Buraya sık sık gelir misin?
On weekends. It's quiet then.
Hafta sonları. O zaman sessiz oluyor.
Quiet parks are the best.
Sakin parklar en iyisidir.
Yes. Want to sit for a minute?
Evet. Bir dakika oturmak ister misin?
Sure. Is there a bench?
Tabii. Bir bank var mı?
That bench looks nice.
Şu bank güzel görünüyor.
I'll sit on this bench.
Bu banka oturacağım.
Good. Quiet bench, quiet park.
Güzel. Sessiz bir bank, sessiz bir park.
This bench is perfect.
Bu bank mükemmel.
Best bench in the park.
Parktaki en iyi bank.

Playing outside

Want to play soccer outside?
Dışarıda futbol oynamak ister misin?
Sure, let's play.
Tabii, oynayalım.
Do we have enough people to play?
Oynamak için yeterince kişimiz var mı?
Yes, plenty.
Evet, fazlasıyla var.
Where do we play?
Nerede oynayacağız?
On that open grass field—the big field beyond the benches.
Şu açık çimenlik alanda—bankların ilerisindeki büyük alanda.
The grass is soft.
Çimenler yumuşak.
Yeah, smooth grass—and the soccer field looks perfect.
Evet, çimler pürüzsüz—ve futbol sahası mükemmel görünüyor.
I'll get the ball.
Topu alacağım.
Good. I'll meet you outside in five minutes.
Güzel. Beş dakika sonra dışarıda seninle buluşacağım.
Is everyone here?
Herkes burada mı?
Almost. Let's stretch on this grass, then we'll run on the field.
Neredeyse. Bu çimlerin üzerinde esneme yapalım, sonra sahada koşacağız.

Weekend outside plan

Any outside plans this weekend?
Bu hafta sonu dışarıda bir planın var mı?
Yes, I want to go outside.
Evet, dışarı çıkmak istiyorum.
How about hiking?
Doğa yürüyüşü yapmaya ne dersin?
Sounds fun. Hiking outside all day.
Kulağa eğlenceli geliyor. Bütün gün dışarıda doğa yürüyüşü yapmak.
We could walk the trail too.
Patikada da yürüyebiliriz.
Good. A walk plus a hike.
Güzel. Bir yürüyüş artı bir doğa yürüyüşü.
Should we start at the park entrance?
Park girişinden başlayalım mı?
Yes, the park is near the trail.
Evet, park patikaya yakın.
Let's leave early.
Erken çıkalım.
Good. We'll go to the park first, then the trail.
Güzel. Önce parka, sonra yürüyüş yoluna gideceğiz.
Quiet morning outside sounds perfect.
Dışarıda sakin bir sabah kulağa mükemmel geliyor.
Yes. Park, trail, and hiking. It's a perfect weekend.
Evet. Park, patika ve doğa yürüyüşü. Mükemmel bir hafta sonu.

“Parks and outdoor activities” dersini ücretsiz çalış

Her kelime ve cümlenin sesini dinleyin, konuşma pratiği yapın. Hesap yok, e-posta yok, ücret yok.

▶ Bu dersi ücretsiz çalış — sesli
Veya uygulamayı indirin: Google Play · App Store

Tüm İngilizce dersleri